22 Şubat 2018 Perşembe

Biz Hiç Büyüyemedik~♥

Merhabalar!
Bir güzel mutluluk depolayıp geldim ben! 2 gündür Gülçin'in evindeydim.  Küçükken Gülçin bize geleceğinde ya da biz Gülçin'e gideceğimizde bir gün önceden falan heyecanlanıp mutlu olmaya başlardım. Bu yaşıma geldim hala öyle hissediyorum:)) Görüşür görüşmez neler yapsak hadi şunu yapalım, hadi şunu da yapalım diye plan yapmaya başlıyoruz.

Ama artık başka bir sebebim daha var koşa koşa gitmek için. Gülçin'in pamuk gibi minicik oğlu tabii ki. Ahh nasıl özlemiştim nasıl! O da bizim sohbetlerimize ve etkinliklerimize eşlik etti 2 gün boyunca:)
Teyzesi yesin♥

Sohbet ederken Gülçin ne zamandır makyaj yapamadığından ve makyaj yapmayı özlediğinden bahsedince akşam hemen makyaj malzemelerimizi döktük ortaya makyaj yapmaya başladık. Uzun uzun sohbet ede ede makyaj yaptık. Evet arkadaşlar kadınlar kendileri için süslenirler. Yoksa neden akşam akşam kendimizi güzel hissetmek isteyelim durduk yere? Makyaj bitince aynaya bakıp bakıp "Evet çok güzel olduk, aa dur şu nasıl olacak şundan da süreyim, bu ürün nasılmış ben de alayım" muhabbetlerinden sonra makyajımızı sildik zaten :))

Bu seferki gidişimde ben teferruatlı gitmiştim. İlkokul günlüklerimi götürmüştüm:)) İnsan dostuna en utanç verici ilkokul günlüklerini bile okuyabilecek kadar güvenmeli dedik ve başladık okumaya:))
Biraz da duygulandım aslında. Mesela birlikte bir yere gitmişiz ya da okulda bir olay olmuş. İkimiz de aynı gün aynı şeyleri birbirimizden habersiz yazmışız günlüklerimize:)) Aynı tarihleri açıp okuduğumuzda çok farklı hissettim gerçekten:)

Bir de yan koltuğumuzda uyuyarak bize katılan bir Kuzey vardı bu sefer~ Biz o günlükleri okuduğumuz sırada 10 yaşımıza inmiştik bile. Bazen Kuzey araya giriyordu da hatırlıyorduk, aslında büyümüştük😅
Manzaramıza bakar mısınız?

Bu sefer erken uyuyacağız demiştik ama yine sabahı gördük sohbete dalıp:) Bazen düşünüyorum gerçekten hiç büyümeyeceğiz gibi. Hala en ufak şeyde gülme krizine girip en ufak şeylerle eğlenebiliyoruz:)
İnsanın diğer bütün sıkıntılarını bir süreliğine de olsa bir kenara bırakmasını sağlayan dostunun olması ne kadar güzel~  Bazı konularda kendimi çok şanssız hissedip üzülsem de bu konuda gerçekten çok şanslıyım~ Hele bu kişi çocukluk arkadaşınızsa o kadar eğlenceli oluyor ki! Hem sizi kız kardeşi kadar iyi tanıdığını hissediyorsunuz hem de hiçbir şey yapmasanız da çocukluk anılarınızdan bahsetmeniz eğlenmenize yetiyor zaten:))
Bu arada Gülçin'in tatlı bloğunu hala görmediyseniz şöyle buyurun efendim Rengarenkyakamoz~♥

Hepinize mutlu günler!

18 Şubat 2018 Pazar

Şarkı Listeme Davetlisiniz!~♡

Merhabaa!
Nasılsınız? Bir türlü gelemeyen kış mevsiminiz nasıl gidiyor? Ben havanın gelgitinden midir yoksa kafamdaki sesler yüzünden midir biraz tatsızım. Evet kafamda birileri sürekli konuşuyor.( Hayır şizofren değilim. Ben ve kendim konuşuyoruz kafamda.) Kafam sürekli dolu olunca, düşüncelerimi susturamadıkça müzik dinliyorum ben de. Sakin müzikleri tercih ediyorum ki beni sakinleştirsin:) Neyse sizin de içinizi karartmadan konuya döneyim:))
Bugün şarkı listeme bir göz atınca dedim ki neden sizinle de paylaşmayayım?:) Hepsi güncel şarkı değil. Nedense şarkılar eskidikçe ısınabiliyorum ben:)

(Tamam tamam tüm listem Can Bonomo değil tabii ki:))

♡ Sertab Erener -  İncelikler Yüzünden (Bir de her defasında ağlatmasa~)
♡ Nev - Benmişim  (Ruh halimin anlam ve önemini anlatan~)
♡ İncesaz - Sevdayla Hesaplaşılmaz (Asla bıkmayacağım,harika bir parça!)
(Passenger müziğinin dinlendiriciliği diyor ver susuyorum~)

Bu sıralar döndürüp döndürüp bunları dinliyorum. Korece şarkılar da var dinlediğim tabii ki ama onun için de ayrı bir liste paylaşmayı düşünüyorum:)
Bu sıralar dinlemekten keyif aldığınız parçaları benimle paylaşırsanız çok mutlu olur ve hemen listeme eklerim 

Mutlu Günler ♡



13 Şubat 2018 Salı

Sana Dün Bir Tepeden Baktım Aziz Ankara!~ | 24 Ocak 2018

Merhabaaa! 
Bir süredir yazmak istediğim ama bir türlü başına oturup da yazamadığım yazımla karşınızdayım:) 
Biz Ankaralılar olarak Ankara'yı gezmiyoruz, amaan gezilecek neresi var ki diyoruz. Şehir dışından gelenler bir güzel geziyorlar, bizim en fazla gezdiğimiz yerler Kızılay, Tunalı Hilmi:)
Bu sene de kış gelmedi malum. Biz de arkadaşlarla bir plan yaptık. Sabah kaleye gidelim, sonra orada güzel bir mekanda kahvaltımızı yapar dinleniriz, müzeleri gezdikten sonra akşama da avmye gider oyun oynar günü sonlandırırız dedik. 

Önceden hava durumuna da baktık. Havanın güzel olduğu güne ayarladık buluşma tarihimizi. Ama gelin görün ki tam buluştuğumuz gün inanılmaz tipi ve rüzgar vardı. Evet biz o havada kaleye çıkacaktık ve çıktık da:) Ocak ayında kar yağması tabii ki normal ama diğer günler bahar havası olup o gün yağınca moralimiz bozulmadı değil. Neyse kaleye yazın çıkmıştım, bir de puslu Ankara'yı görmüş oldum tepeden:)


Ulus'ta buluşup tabana kuvvet kaleye doğru yol aldık. 
Kalenin meşhur uzuunn merdivenlerini bilen bilir:)


Çıkarken gözümüze kestirdiğimiz yerlerde fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedik tabii:)

Yaklaşık yarım saat sonra kalenin zirvesindeydik:)
Canım Ankaram
Gri Ankaram


Sıcacık sobalı bir mekanda kahvaltımızı yapıp tekrar yola koyulduk. 
Navigasyonumuzu açtık ve istikamet Etnografya Müzesi ve Resim Heykel Müzesi:)

Akşam kendimizi avmye attığımızda iliklerimize kadar ısındık. Kendimizi attığımızda diyorum çünkü halimizi görseydiniz gerçekten anlardınız😅
O ayaza ve yağan tipiye rağmen planımızda ne varsa yaptık:)
Hem ben yazın gezmeyi sevmiyorum zaten, çok sıcak oluyor:))
Ama değdi mi? Değdi. O kadar üşüdük, o kadar yorulduk ama aynı zamanda o kadar eğlendik ki. Kesinlikle değdi:) 



23 Aralık 2017 Cumartesi

Hava Ayaz Mı Ayaz~~♫

Merhabalar! 
Bugün Ankara'ya ne güzel kar yağdı! O lapa lapa yağan karın altında gezmek nasıl güzeldi!
Her sene havalar soğumaya başlayınca karı dört gözle bekliyorum. O kadar mutlu oluyorum ki kar yağdığı zaman. Eğer gece hava kızılsa ve sakin sakin kar yağıyorsa heyecan içinde uyuyorum sabaha bembeyaz olacak her yer diye. Kara ilk ben basmak istiyorum sabah. Bu da benim heyecanım işte:)

Bugün çok yağmurluydu. Sürekli şemsiye elimde gezdim. Sonra bir kafeye girdik arkadaşımla. Kızılay'da Fidan Kültür Cafe. Bir de cam kenarında yer bulduk ki nasıl keyifliyiz:) Kar yağmaya başladı lapa lapa, yağan karı seyrederken bir yandan sıcacık içeceklerimizi içtik, bir yandan sohbet ettik bazen de çalan müziğe kulak verdik keyiflendik:)

Müzik seçimleri o kadar güzeldi ki, neredeyse hepsine mırıldanarak eşlik edesim geldi. Bir de Barış Manço çaldı ki.. Barış Manço çalar da ben içlenmez miyim? Çok ayrı bir yeri var bende. Melodisini, sesini bile duymak yetiyor içimi titretmeye.

Dışarı çıktığımızda kar yağmaya devam ediyordu lapa lapa. Şemsiyeyi çantama attım, kar yağarken şemsiye mi açılırmış?:) Soğuk da kendini göstermeye başlamıştı iyice. İnsan o soğuğu hissedince mırıldanmadan edemiyor "Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde~♫" diye. E benim Barış Mançom gelmiş demek ki:) Ne zamandır dinlemiyordum kafede de tadı damağımda kalınca eve geldim açtım dinliyorum doya doya~

Aslında şarkı paylaşmak için gelmiştim ben buraya ama yazasım varmış demek:)

Barış Manço'nun beni en etkileyen parçalarından biri Benden Öte Benden Ziyade. 

Keyifli dinlemeler~
İyi geceler



Haydi Miniso'yu Gezelim!~♥

Mutlu bir cumartesi sabahından merhabalar!🌺
Bildiğiniz gibi Miniso bir Japon markası ve Japonya, Kore gibi ülkelerin tatlı, şirin ürünlerini sevenler arasında da oldukça sevilen bir marka:)
Ankara Metromall AVM'de açılacak olan Miniso'yu sabırsızlıkla bekliyordum. 2 gün önce açıldı ben de dün gitme fırsatı buldum. Hazır gitmişken mağazayı birlikte mi gezsek dedim ve beğendiğim bazı ürünlerin fotoğrafını çektim hemen:)

O kadar şirin ürünler vardı ki mağazada kayboldum resmen😍
Öncelikle çantalara bayıldım! Galiba renkleri burda tam çıkmamış ama o pembeler o kadar tatlı ki 
Yukardaki çantaların fiyatları da fotoğrafta görünmüyor olabilir, 20-25 TL arasındaydı:)



Minik kartlıklara bakın:) 

Bir bez çanta almak istiyorum. Muhtemelen buraya da uğrayacağım almadan önce:)

Çanta ve cüzdanların içinde kaybolduktan sonra mağazanın diğer bölümlerine geçebildim:)


Boyun yastıkları o kadar yumuşak ve o kadar tatlıydı ki. Eğer uzun yolculuklar yapan biri olsaydım sarı civcivlerden bir tane alırdım🐣

Kırtasiye bölümünde not defterlerine sarıldım direkt. Evde o kadar çok not defterim var ki.
Evdekileri bitirene kadar yeni not defteri almamaya çalışıyorum, tuttum kendimi bu sefer:)
Bir de bu kartlar~ Ama "Ben bunları evde de yaparım ki" diyerek almadıklarımın arasına girdi bunlar da:) Giyim mağazası dolaşırken de aynısı oluyor. Bunu ben örerim ki, bunu da yapabilirim ki diye diye elim boş çıkıyorum bazen:)

Bunlar da bu şekilde asılıyormuş. Kokulu kese mi desem kağıt mı desem. Ortamdaki kötü kokuları yok eden bir ürün. Oradaki çalışan pembe olanı tavsiye etti. Gerçekten çok güzel kokuyordu:)

Oda kokusu olsun,kokulu mumlar olsun odamın her yerini onlarla doldurmak istiyorum:) Hem de sakura kokulu mum! Bayılırım!
Bu cam şişeler o kadar tatlıydı ki! Ev böyle ay çok tatlıymış diye diye aldığım şişelerle dolu olduğundan bunları da almamak için tuttum kendimi:)
Ya ben hiç böyle tatlı bir paspas görmedim! Tabii ki soldaki pembe olan favorim oldu. Yere sermeye kıyılabilirse 
Bir makyaj süngeri ancak bu kadar tatlı sunulabilirdi~

En dikkatimi çekenler bu ürünlerdi benim:)
 Umarım siz de benimle birlikte gezerken benim kadar eğlenmişsinizdir:)

Herkese mutlu hafta sonları~💛

21 Aralık 2017 Perşembe

Kore Kültür Merkezi'nin Açılışının 6. Yıldönümü Etkinliği~♡

Merhabalar!

Ne zamandır yazmayı ertelediğim bir  günü sonunda paylaşıyorum:) Evet taa 2 ay öncesinden kalma😅 Olsun, yine de umarım keyif alırsınız okurken:)

Kore Kültür Merkezi'nde etkinlik etkinlik üzerine. Hepsi de çok keyifli tabii ki:) Her sene olduğu gibi bu sene de açılış yıldönümü etkinlikleri vardı. Bu sene daha farklıydı ama. O kadar kalabalıktı o kadar kalabalıktı ki! 3. yıldönümü etkinliğini hatırlıyorum da. Biz bizeydik sanki. Daha sakindi, ne izlediğimi daha iyi anlamıştım. Daha çok tadını çıkarmıştık. Bu sefer arkadaşlarımla bile zor görüştüm o kalabalıkta 😅 Neyse etkinlikten bahsedeyim biraz~

Ben biraz geç kalmıştım, hanbok defilesi kısmına yetiştim:) Hanbok dikim kursuna giden öğrencilerin kendi diktikleri hanboklarla yaptıkları bir defileydi. 

Geleneksel hanboklarla başladı defile. (İmkansızlıklar içinde çektiğim fotoğraf bu kadar oldu:) )
Daha sonra modern hanboklarla devam etti :)

Ve en sevdiğim kısımlardan biri~ Tabii ki müzik~ ♫
Arirang en sevdiğim parça olabilir gerçekten! Dinlemesi o kadar keyifli ki. Arirang'ı söylemeye başlayınca kameraya sarıldım hemen :)

Çoğu etkinlikte bir jest yaparak Üsküdar'a Gider İken'i söylüyorlar genelde:) Kore'nin enstrümanlarıyla dinledik bu sefer de. Söyleyenin neşesi de neşemize neşe kattı tabii:)

Son gösteri de tekvandoydu. Tekvandoya ilgim olmamasına rağmen ilgiyle izledim gösteriyi:)

Vee yemek zamanı! Etkinliklerin en sevdiğim yanı😅 Evdeki imkanlarla lezzetli Kore yemekleri yapamadığım için etkinliklerde verilen yemekleri afiyetle yiyorum:)

Ama yemeğe ulaşmak o kadar zordu ki! O sıra bitmek bilmedi, o sıkışıklığın içinde öleceğim sandım ama asla vazgeçmedim. Çünkü neden vazgeçeyim? Gün boyu kimbap yemeyi beklemişim ben😅
Diyorum ya, yıllardır böyle kalabalık görmemiştim Kore Kültür Merkezi'nde. Biz uslu uslu sıramıza girer alırdık yemeğimizi. Ama bu seferki kalabalık çok başkaydı.
Neyse zor da olsa ulaştım ya ona bakıyorum ben:)

Yemekten sonra klasik müzik konserine girdik. Ne zamandır böyle huzurla müzik dinlememiştim.  Günün yorgunluğunu, karmaşasını attım üzerimden resmen 

O günün de şimdiden 'anı' olmuş olması çok garip değil mi? 
Daha 3. yıldönümü dün gibi aklımdayken 6. yıldönümüne gelmişiz:)
Mevzu yıldönümü değil, mevzu hızla geçen yıllar. Daha o günlerin tadı damağımda kalmışken 3 yıl daha geçmiş üzerinden.
Yaşadığımız anların kıymetini bilelim💛
Konu ne ara buraya geldi anlamadım, hislendim galiba birden:)
Neyse, mutlu günler o zaman herkese~♡



20 Aralık 2017 Çarşamba

Tatlı Yiyelim Tatlı Konuşalım~♡

Merhabalar!🌸
Bugün biraz verimsiz geçti benim için. Ne ders çalışabildim ne yapmam gereken diğer şeyleri yapabildim. Akşam 8-9 gibi kendime gelmeye başladım ve canım nasıl tatlı çekti nasıl~🍰

Günler önce yine böyle bir tatlı krizi anımda internetten bulup da yaptığım bir muhallebi tarifi vardı. Evdeki ufak tefek malzemelerle şipşak yapılabilecek bir tarif. Mutfak konusunda benim kadar üşengeci yoktur. O kadar üşengecimdir ki, bulduğum tarifler de hep hazırlama süresi kısa olan tariflerdir:) Bu da en fazla 15- 20 dakikada hazırlanabilen bir tarif:)

Eğer benim gibi üşengeçler varsa, bu kadar kısa sürede hazırlanan bir tatlıyı onlarla neden paylaşmayayım ki dedim ve oturdum klavyenin başına:)

Malzemeler 
♡ 1 lt süt
Tepeleme 3 yemek kaşığı buğday nişastası
♡ Tepeleme 2 yemek kaşığı un
1 su bardağı şeker
 1 paket kremşanti
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı margarin
♡ Kremalı bisküvi (ben negro kullandım)
Muz

Yapılışı
Süt, nişasta, un ve şekeri karıştırarak kaynatıyoruz. Kıvamını alınca altını kapatıp ocaktan alıyoruz. 1-2 dakika sonra kremşanti,vanilya ve margarini katıp iyice karıştırıyoruz. 
Bisküviyi robottan geçirip tatlıyı koyacağımız kasenin dibine döküyoruz. Dilimlediğimiz muzları koyup üzerine muhallebiyi ve kalan bisküviyi ekliyoruz. 

İşte bu kadar

Bisküvim olmadığında da yarısını döküp yarısını da kakaoyla karıştırıp döktüm. Arasına ve üzerine de damla çikolata serpiştirdim. Böyle de çok lezzetli oldu:)

Umarım siz de beğenirsiniz
Mutlu akşamlar