30 Mart 2017 Perşembe

Bir Yudum Kitap♡

Merhabalar!~
Hayırlı kandiller:)
Bol bol dua edelim, şükredelim bugün de:) Dualarınızda beni de unutmayın olur mu?:) Ben hepimize de dua ediyorum:) 

Bugün sizinle bir şey paylaşmak istiyorum:) 

Her sabah mail adresinize hikaye, roman ya da şiirlerden kısa yazılar yollayan e-posta servisi,bir yudum kitap:) Uyandığınızda çayınızı, kahvenizi içerken okuyabileceğiniz kısa pasajlar gönderiyor:)
Twitter'da bir paylaşım sayesinde görüp ben de üye oldum. Bizden istedikleri tek şey ismimiz ve mail adresimiz:) Proje tamamen ücretsiz:)

Her gün acaba bugün ne yolladılar diyerek bakıyorum mailime:) Eğer yazı ilgimi çekerse kitabı merak ediyorum. Yeni hikaye ve romanlarla tanıştırıyor bizi yani aynı zamanda:)
Bu da gönderdikleri bir mailin küçük bir kısmı:)
Linkini de bırakayım şuraya:) → biryudumkitap

Mutlu akşamlar! :)

29 Mart 2017 Çarşamba

Pikniğe Gidelim! ♥

Merhaba! 

Nasılsınız??  Ben yorgun ama mutlu :)) Boş olduğum zaman tamamen boş oluyorum ama arkadaş buluşmalarım başladığı zaman da vaktimi zor ayarlıyorum çok şükür:) 

Bugün Ankara'da hava o kadar güzeldi ki🌞 Peki Ankara'da hava güzelken yapılacak en güzel şey nedir? Bir deniz havası alamayacağımıza göre tabii ki pikniğe gitmek:) Ankaralılar çoğunlukla deniz havası ihtiyacını Bayındır Barajı yani Mavi Göl ya da Mogan Gölü gibi baraj ya da göllerde giderir:)
Biz de bugün Mavi Göl'e gittik. Havalar daha tam ısınmadığı için kolayca yer bulduk. Hem de gölün kenarında :)
Şirin kahvaltı soframız 
Bir de böyle atlı güvenlik görevlileri varmış, ilk kez gördüm ben:)
Kendi hallerinde arkadaşlarım:) 
"Durun durun kalkmayın, bir fotoğrafınızı çekeyim."

Oyunlu sohbetli pikniğin ardından bir de akşam buluşacağım arkadaşlarım vardı. Koştur koştur eve gidip hazırlanıp soluğu kahvecide aldım. 
Huzur dolu, doğayla iç içe başlayan günümü bol kaloriyle kapattım :))

Yorgunluğun hiçbir önemi olmuyor bazen:) Yeter ki yanımızda sevdiğimiz insanlar, çok değerli arkadaşlarımız olsun 

İyi Geceler 


















28 Mart 2017 Salı

Bahar Bahar Bahar~ Bahar Gelmiş 🌸

Merhabalaarrr 

Bana bahar bugün geldi~🌸
Gecenin bu saatinde içimdeki mutluluğu daha fazla tutamadım.
Yoğun duygular yaşadığımda ya yazarak içimi döküyorum ya da anlatarak:)
Bugün yeterince anlattım ama yetmedi demek:)

Bana bahar bugün geldi~🌸
Güzel haberler aldım,
Bolca şükrettim:)
Artık daha mutlu olmaya, daha çok şükretmeye, daha çok dua etmeye karar verdim:)

Hayat bizi bazen en can alıcı noktamızdan yakalayıp bir güzel silkeliyor.
En ufak bir şey hayata bakışımızı değiştirebiliyor:) 
Aslında ne kadar güçsüz varlıklarız. Dua etmeye ve şükretmeye o kadar ihtiyacımız var ki 
Unutuyoruz bazen bunu, en unutmamamız gereken şeyi..
Ama ben hiç kendimi bu kadar kendime gelmiş hissetmemiştim:)
Sanki yıllardır içimde tuttuğum, kendime layık görmediğim mutluluk şimdi sardı beni:)

O yüzden bana bahar bugün geldi~🌸
En içten şükürümü ettiğim için, en içten dualarımı ettiğim için 

Yarın sabah erkenden kalkmam gerekiyor, burada bitireyim ben yazımı yoksa geç kalacağım:)

Ama gitmeden bir de güzel bir bahar şarkısı bırakayım~🎶
Melodisi bile baharı bize müjdeliyor, bahar çiçeği kokuyor~🌸🌸


Allah herkese güzel günler nasip etsin, sağlık sıhhat, mutluluk, huzur versin 
Yazımı okuyup mutluluğuma ortak olduğunuz için teşekkürler 

İyi geceler:)


Portakallı Kereviz Yemeği~

Selamlaarr 

Bu güzel bahar günlerinde isterdim ki serinletici yaz tarifi vereyim ama tarifi ben de daha yeni öğrendiğim için kış tarifiyle geldim:) Annem arkadaşından öğrenmiş hemen eve gelip hevesli hevesli yaptı:)) Çok da lezzetli oldu. Bence kereviz sevmeyenler bile sevecektir bu hafif yemeği:)



Malzemeler:

♥ 1 kilo kereviz
♥ 2 orta boy patates
♥ 1 havuç
♥ 2 küçük soğan
♥ 1 su bardağı sıkma portakal suyu
♥ Tuz
♥ 1 kesme şeker
♥ Zeytinyağı

Hazırlanışı:

♥ Kereviz soyulur, kararmaması için limonlu suya koyulur.
♥ Soğanlar ince-uzun olacak şekilde, 
♥ Havuç ince-yuvarlak, patates ise normal yemeklik doğranır.
♥ Kereviz de patates gibi doğranır.
♥ Hepsi tencereye konur. Portakal suyu, zeytinyağı, tuz ve şeker eklenir. 
♥ Önce harlı ateşte, kaynayınca da pişene kadar en kısıkta pişirilir. 
♥ Pişince üzerine tekrar biraz zeytinyağı gezdirilir.

Hem hazırlanışı kolay hem de hafif ve lezzetli bu tarifi umarım siz de deneyip beğenirsiniz:)

♡ Afiyet olsun 

27 Mart 2017 Pazartesi

Geçmiş Zaman Olur Ki | Korece Konuşma Kursum ~♡♡

Merhabaa 

Sendromsuz, enerji dolu bir pazartesi geçiriyorsunuzdur umarım :)) 

Fotoğraflara bakarken geçtiğimiz sonbaharda çektiğim bazı fotoğraflara denk geldim:) O sıralar yaklaşık 2 ay süren bir Korece konuşma kursuna gitmiştim. Tabii hem sonbahar hem de keyif aldığım bir kurs olunca her anında mutluluk duyup unutmamak için fotoğraflamıştım:) 

TÖMER Korece kursu artık Ankara Üniversitesi Tandoğan kampüsünde. Bu da benim işime yaradı tabii. Kursa gittiğim süre boyunca o güzel sonbahar havasında ne güzel yollarda yürüdüm bir bilseniz:) 
Bu kadar yaprağı bulmuşken sadece yanından geçip gidemezdim:)
Sonbahara açılan kapı 
Hem akşam güneşini hem de sonbaharı bu kadar sevince böyle bir fotoğraf çıktı ortaya:) 

Biraz da kursumdan bahsedeyim:) Kore Kültür Merkezi'nin sayfasında orta derece konuşma kursuna başvuru başladığını görünce arkadaşımla hemen başvurduk:) Geçen sene de temel seviye kursuna gitmiştik, çok keyif almıştık:) 
Bir dili öğrenirken en çok sıkıntı çekilen konu bu konuşma. Evde kendi kendime pratik yaparken ne güzel konuşuyormuşum gibi geliyor. Ama Koreli biriyle karşı karşıya geldiğimde adımı bile zor söylüyorum. 
Bu kurs o kadar yararlı oldu ki bana. 2 saat boyunca sadece sohbet ettiğinizi düşünün. Hatta bazen sohbet o kadar koyu oluyordu ki iki buçuk saat sürüyordu ders. Bir de çok tatlı bir sınıfımız ve öğretmenimiz olunca:) Derse değil de muhabbet etmeye gidiyorduk sanki:) Beklediğimden çok daha fazla ilerledi konuşmam bu kurstan sonra:)

Tabii sadece sohbet etmedik:) Sunumlar da yaptık, bunlar da ayrı bir eğlence kattı:)
Kore'den bir şehir seçip sınıfta dergilerden kestiğimiz fotoğraflarla bir sunum hazırlayacaktık:) Biz Busan'ı seçip hazırladık:)
Bu da diğer arkadaşlarımızın hazırladığı. Kore'nin başkenti Seul'ü seçtiler:) Çok beğendim hemen çektim fotoğrafını:)
Kursun sonunda sınıfımızda küçük bir konuşma yarışması oldu. Pek kendime güvenmiyordum ama 1. oldum:)) Ama beni birincilikten ziyade kazandığım bu ayna mutlu etti:) Arkadaşımda görmüştüm, ben de istiyordum bu aynadan 


Konuşma kursu tekrar açıldı ama ben bu sefer başvuramadım:( Eğer ilgilenen varsa Kore Kültür Merkezi'nin internet sitesini takip edebilirler. Gerçekten kaçırılmayacak kurslar oluyor:)

♡ Musmutlu haftalar 






                                                                                           

25 Mart 2017 Cumartesi

♥ Cumartesi Günlüğü ♥

♡ Merhabaalaar! Mutlu hafta sonları:) 

Ne zamandır bu güzel havalara sadece pencereden bakmakla yetiniyordum. Bugün yeter dedim dışarı çıkmam lazım biraz. Ve evet.. 25 yıllık hayatımda ilk defa yapacak işim olmamasına rağmen sadece dolaşmak için tek başıma dışarı çıktım! İnsanlık için küçük, benim için büyük bir adım bu :)) Tek başıma dolaştığım zaman sanki herkes bana bakıyor gibi gelir. Kendimi rahatsız hissederim insanlar içinde. Ama bugün aştım bunu sanırım:))

Çıktım biraz yürüdüm önce yarım saat kadar. Güzel havayı içime çektim bol bol:) Sonra dedim ki bizim artık metromuz var yahu. (Evet görmemiş olabilirim. Çünkü Keçiören metrosundan bahsediyorum:D) Gideyim AVM'ye hem English Home'a da gitmek istiyordum, şu kırtasiyeliklere bir bakarım dedim. Bilen bilir Keçiören'deki FTZ'yi. Oraya gittim. Ama hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştım. Metrodan indim AVM'ye doğru ilerliyordum ki.. Kafamı bir kaldırdım karşıdan deve geliyor! Evet deve.. Üzerine insanlar binmiş. Şaşkınlığımı atlattım derken biraz daha ilerleyince bir deve daha gördüm hemen önümde! Sonradan gördüm ki çadırlar kurmuşlar yiyecek vs satıyorlar. O kadar kalabalıktı ki girmedim oraya. Ne olduğunu da anlayamadım. Bakamadım haliyle. Hayatımda ilk defa yanımdan deve geçiyor:D Çocular için küçük bir oyun parkı kurmuşlar. Develer falan da işin eğlencesi. AVM'den dönerken neyle karşılaşacağımı biliyordum da hemen fotoğrafladım bu sefer :)) Hani yabancı ülkelerde insanlara "Türkiye hakkında ne biliyorsunuz?" diyorlar, onlar da "Deveye binerek mi yolculuk yapıyorlar?" diyorlar ya. Aklıma o geldi:)) Bu fotoğrafları gösterip "Evet deveyle yolculuk yapıyoruz." desek inandırıcı olur bence:)
 Valla ben iyice gezerim diyordum. Ama English Home'da o kadar vakit kaybetmişim ki. Bakınırken bir fark ettim ki elimi kolumu doldurmuşum da düşürmeyeyim diye çabalıyorum. Eledim birçoğunu kendi kendime oylama yaparak ya da arkadaşlarıma fotoğrafını atıp sorarak. (Asla tek başıma karar veremiyorum:)) ) Eleye eleye 3 tanecik şey aldım işte. 
Bu kalemleri 5 TL'ye aldım:) Artık moduma göre kullanırım :))
Defter de 15 TL:) Çok tatlıydı dayanamadım aldım
Böyle bir dosya almak istiyordum hep. Ama renkleri bana hitap etmiyordu. Lacivert, siyah.. Böyle şirin bir tane görünce aldım hemen:) Bu da 5 TL:)


Eğer AVM'ye gitmişsem Rossman'a uğramadan asla çıkmam. Ama bu sefer elim boş döndüm ordan. Almamak için kendimi frenledim de diyebiliriz:))


Bugün bu güzel havayı kaçırmadığım için mutluyum:)) Bir de mısır yaptım kendime, bir yandan yazımı yazayım bir yandan mısırımı yiyeyim diye. Güne puanım 9/10 :D

O zaman mutlu akşamlar! Umarım harika bir hafta sonu geçiriyorsunuzdur:)

23 Mart 2017 Perşembe

Kadife Kumaştan Lavanta Kesesi Yapımı~♥

Merhabaalarr!^^ 

Hava bugün ne kadar güzel değil mi? Hem güneşli hem de sıcak değil, hafif hafif rüzgar esiyor. En sevdiğim 
O zaman bu güzel havada benim gibi evde vakit geçirmek durumundaysanız hadi lavanta kesesi yapalım! :)

Annem nakış kursuna gidiyor. Malum ordaki arkadaşlarının da elinden her iş geliyor. Her hafta farklı fikirlerle geliyor annem eve. Bak bak ne yapmışlar gördün mü hadi biz de yapalım, malzemeleri ben haftaya alıyorum o zaman şundan da yapalım... Bu hafta da kadife kumaştan lavanta kesesi fikriyle geldi:)

Aslında nişan, kına için yapıyorlarmış genelde ama tabii benim haberim yok bundan:)
Ben ilk kez gördüm, haberi olmayanlar için de fikir olsun istedim:)

Malzemeler

 ♥ Renkli kadife kumaş
 ♥ Elyaf
 ♥ Lavanta
 ♥ Slikon tabancası
 ♥ Üzerini süslemek için çiçek

Yapılısı

Önce kumaşı yuvarlak şekilde kesiyoruz. Ben tabak kullandım düzgün kesebileyim diye:)

Sonra kumaşı kenarlarından büzdürerek dikiyoruz.

Elyafın arasına lavantayı koyarak elyafı kumaşın içine yerleştiriyoruz.
 Kumaşın ağzını büzerek sıkıca kapatıyoruz.

Süsleri de slikon tabancasıyla üzerine yapıştırıyoruz:)



Bu kadar basit:) Bu 3 tane keseyi ilk kez yapmamıza rağmen yaklaşık 1 saat sürdü:)

Bunlar da annemin arkadaşının yaptıkları. Bizim malzemeler tam olmadığı için üzerine
kumaş çiçeklerden kullandık. Malzemeleri alınca bunlardan da yapacağız:)


Mutlu günler





22 Mart 2017 Çarşamba

İşaret Dili Öğreniyorum! :)

Merhabalar:)) 

Keyifler nasıl? Ben iyiyim çok şükür. Birkaç haftaya daha iyi olacağım inşallah. Güzel haberler almak istiyorum, güzel günlere uyanmak:) 

Neyse efendim ben konuya geleyim:) Ne zamandır bir işaret dili kursu bulsam da gitsem diyordum. Aslında uzun süredir düşünüyordum ama erteliyordum hep. Gülçin'den öğrenirim zaten diye de biraz boşluyordum açıkçası. Yok, arkadaşla çalışılmıyor. İkimiz bir araya geldiğimiz zaman çocuk gibi aklımıza gelen şeylere gülmekten, "dur dur bak hatırladın mı şu olayı?" diye bir şeylerden bahsetmekten çalışamıyoruz:)) Ama ondan gördükçe benim de ilgim arttı. Bu sefer tembellik yapmadım ve kursa başladım:) Gençlik merkezi'nin işaret dili kursuna gidiyorum şu an.

Ne zaman yeni bir ortama girsem gerilirim. Buraya da çok gergin gittim ama beklediğimden çok daha sıcak bir ortam vardı:) Hatta geçen hafta film etkinliği yaptık:) 
Benim Dünyam filmini izledik. Ne zaman izlesem ağlatıyor, tabii bu sefer sınıfça ağladık :')


Sadece hafta sonları oluyor, başlayalı 3-4 hafta oldu:) Daha gittiğim ilk hafta işitme engelli iki kişi geldi kursa. Hani yabancı dil öğrenirken kitlenirsin ya, konuşamazsın, konuşsan da ne dediğini hatırlayamazsın sonradan. İşte öyle kitlendim. İçimden "Allah'ım nolur adımı falan sormasınlar nolur bana bir şey demesinler, bugün değil, az daha öğrenmem lazım" diyerek orada görünmez olmaya çabalarken.. Adımı soruverdiler:')  Neyse ki temel şeyleri önceden öğrenmiştim de daha aşinaydım. Yoksa ilk kez derste öğrendiğim şeyi direkt uygulamaya dökemiyorum:))

Bu arada işaret diline ilgisi olanları Gülçin'in "İşaret Dili Eğitmenliğine Nasıl Başladım?" yazısına davet ediyorum:)


Musmutlu günler diliyorum:)







21 Mart 2017 Salı

Ben Geldim!~♥

Merhabaa! Uzun zaman olmuş yazmayalı:)

Bu sene nedense bu kaçıncı hastalığım oldu. En sevmediğim şeydir hastalıkta boğaz ağrısı. Fazla uğradı bana bu sene. Çok şükür ki yatırmadı sonuncusu:))

Bugün evde ööyle kendi kendime vakit geçirirken Gülçin mesaj attı dışarı çıkalım bir turlayalım diye. Annemle ben de sanki onları bekliyormuş gibi hazırlanıverdik hemen:)) Çıktık klasik turumuza. 

Önce olmazsa olmazımız ipçiye gittik, eksik gedik bir şeyler vardı onları aldık. Annem Gülçinlerle çıkacağımız zaman hemen kumaşları çıkarır, onlara uygun bir şey alınması gerekiyorsa birlikte alırız. Onlara sorup alınca daha bir içimize siner:)) 

Lavanta kesesi yapacağız annemle, yazmayı düşünüyorum onu da buraya inşallah:)

Bugün salı pazarı vardı. Annelerimizin alacak şeyleri vardı, pazara da girdik. O pazarda bile ne anılarımız var bizim:) Okulun bahçesinin demirlerine dayadıkları kasalardaki sebzelerden meyvelerden alıp alıp yemekler yapar oyun oynardık tenefüslerde. Neyse ki pazarcı amcalarımız bir şey demezlerdi:))

Sonra pazarcılar tezgahların ışıklarını açmaya başladılar, akşam annelerimiz bizi okuldan alınca pazarı da dolaşırlardı:)) Aynı yerleri aynı kişilerle yıllar yıllar sonra dolaşmak farklı hissettiriyor:)

Ha bir de pazarda dolaşırken ilkokul Türkçe öğretmenimizi görmeyelim mi?:) 

Sanki bugün 8-9 yaşlarında çocuktuk da annelerimiz de bizi yanlarında pazara getirmişti:) Çünkü kaç yaşında olursak olalım aynı eğlenebilme potansiyeline sahibiz:))

Bir salı pazarı bile insana zaman yolculuğu yaptırabiliyor işte böyle:) Günümü mutlu ve huzurlu bitiriyorum çok şükür:)


İyi geceler